Daha önce detaylarını paylaştığım kilo verme sürecinde hedefime 1,5 ay erken ulaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. XXL bedeni zorlarken M bedene geri dönmenin keyfi paha biçilmez. Sürece dair o kadar fazla soru alıyorum ki anlatamam. İpucu olması için 121 günlük süreçte hayatımın parçası olanları minik bir rapor altında topladım.
Not: Görselin üzerine tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.



Uzunca bir süredir kilo vermek için doğru zamanı -ne demekse?- bekliyordum. Tahmin edileceği üzere “bu pazartesi kesin diyete başlıyorum”ların sonu gelmedi ve üç haneli rakamlara ulaştım. Küçükken şişman birini gördüğümde “Adama bak 100 kilo!” derdim ve şimdi o adam ben olmuştum. Neyse ki üçüncü hanenin laneti beni karanlık tarafa çekmeden kesin kararımı verdim ve karar sonrası ilk pazartesi diyete başladım. Profesyonel yardım almam gerektiğinin farkındaydım ve arkadaş tavsiyesi üzerine bir sağlık merkezine gitmeye başladım. Fakat daha ilk seanstan bu işin sağlık merkeziyle olmayacağını anladım. Çünkü sağlık merkezi ana haber bültenlerinde gördüğümüz “Sayın seyirciler işte zahmetsizce zayıflamayı sağlayan sosyetik mucizevi yöntemler”i pazarlıyordu. İlk seansın ardından 1 haftalık süreçte kayda değer bir kilo kaybı yaşasam da doğru adresin bir beslenme uzmanı olduğunu anladım ve hiç vakit kaybetmeden takip eden hafta bir beslenme uzmanına gitmeye başladım. Alışkanlıklarıma ve hedeflerime uygun bir beslenme programıyla uzun bir maraton başlamış oldu. Ancak sadece düzenli beslenme değil aynı zamanda spor da yapmam gerektiğinin bilincindeydim ve işte bu noktada devreye teknoloji girdi.


